Yerel yönetim içerir

Dolaylı katılım bireysel görevlilerin yetkilendirilmesini ve devlet ve yerel özerk yönetimlerin oluşturulmasını içerir. Bireysel bölgelerin nüfusun çıkarlarını karşılamak için Rusya Federasyonu'nda yerel yönetim organları var. Onlar, anayasaların ve federasyonun ortak güçlerini tanımlayan Rus Anayasası'nın 72 ... Kirsal alan yerel yönetim birimlerine, hepsini birden ifade edecek }ekilde 'panchayats', ya da 'panchayati raj' 'panchayat sistemi' denilmektedir (Maheswari,1995: 75; Arora ve Goyal, 1996: 285 ... Bu amaçların gerçekleştirilmesi için her ülkede yönetim görevi ve sorumluluğu genel yönetim ve yerel yönetim olmak üzere iki ayrı otorite ve örgüt arasında paylaştırılmıştır. İnceleme konumuzu oluşturan yerel yönetimler böyle bir yapı içerisinde tarihi, sosyal, hukuksal ve siyasi faktörlerin etkisi ile biçimlenmiştir. Download Citation İzmir'e Suriyeli Göçü ve Yerel Yönetimlerin Tutumu - Syrian Migration to Izmir and the Attitude of Local Administrations Migration is basically a phenomenon describing ... Türkiye'de özel ve özgün bir yer edinen kültürel mirasın işlevselliği yüksek düzeyde okunaklılık içerir. Şöyle ki, kültürel miras geçmiş ile bağ kurmak, kök değerlerin devamlılığın sağlanmasında, tarih bilinci ve kentli bilincinin geliştirilmesinde, bütüncül kavrayışının sağlanmasında sürdürülebilirlik ve bağlamsallık kavramları bileşkesinde derin ... • Yerel yönetimlerin seçimleri, genel kural olarak beş yılda bir yapılır. • Merkezî yönetim, yerel yönetimler üzerinde idari vesayet yetkisine sahiptir. • Yerel yönetimler kendi aralarında birlik kurabilirler. Birlik kurmaya ilişkin izni Bakanlar Kurulu verir. YEREL YÖNETİM KAVRAMI Yerel yönetimler, ulusal sınırlar içerisindeki değişik büyüklüklerdeki topluluklarda yaşayan insanların, ortak ve yerel nitelikteki gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan ve hukuk düzeni içerisinde oluşturulmuş olan anayasal kuruluşlardır. Yani toplumcu/ kamucu bir yerel yönetim siyaseti “Bürokrasiyi ve kırtasiyeciliği azaltır,” saptamasındaki özelliği yanında, demokrasiyi özgürleştirir. Yani demokrasilerin gelişebilmesi, aşılması için güçlendirilmesi gereken kurumlar/ imkânları da içerir yerel yönetim(ler)! BURJUVA BELEDİYECİLİK Yerel yönetim, uygulama ve teori olarakhalkın egemenliğinin ilkesinin gerçekleştirilmesi, yetkili makamların güç ve yönetim yetkilerini, bölgesel olarak ademi merkeziyet koşulları altında yeniden dağıtmaktır. ... Yerel öz-yönetim modern ilkeleri aşağıdaki hükümleri içerir: - ayrı yönetim kurumlarının özerkliği ve ... yerel yönetim, yerel yönetim nedir, yerel yönetim birimleri, özerklik, federasyon, belediye, belediye meclisi,belediye gelirleri. ... Özetle yerel seçimler çok mühimdir ve geleceğe dönük partilere uyarılar içerir. Halkımız da bu seçimlerde (kendi gözlemim) demokrasiye daha yakın bir karar vermektedir. ...

Türkiye Sol Hareketinin Soykırımlara Bakışı

2020.04.07 22:03 karanotlar Türkiye Sol Hareketinin Soykırımlara Bakışı

Soykırım ya da jenosit kavramı 1944’te Polonya Yahudi’si bir hukukçu olan Raphael Lemkin tarafından Yunanca “ırk”, “soy” anlamına gelen “génos” ile Fransızcaya Latince “katletmek” anlamına gelen "cidium" kökünden geçmiş "cide" sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Lemkin “Jenosit konusuna nasıl geldiniz?” sorusuna cevaben “Jenosit ile ilgilenmeye başladım, çünkü birçok kez gerçekleşti. Önce Ermenilerin başına geldi, ardından da Hitler harekete geçti” diye cevap verir. 1944’te Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Lemkin’in en önemli çalışması olan, “İşgal Altındaki Avrupa’da Mihver Devletleri’nin Yönetimi” adlı eserinde 2. Paylaşım Savaşı sırasında Nazi Almanya’sı tarafından işgal edilmiş ülkelerdeki Alman yönetiminin soykırım terimi eşliğinde geniş bir hukuki analizini içeriyordu.
Lemkin’in “uluslararası yasaların ihlali olarak soykırım” fikri uluslararası kamuoyu tarafından yaygınlıkla kabul edildi ve Nürnberg Mahkemeleri’nin hukuki temelini oluşturdu. 1943’te Lemkin soykırımı şu şekilde tanımlıyordu:
“Genel anlamda konuşursak, soykırımı, milletin tüm üyelerinin kitlesel kırımlarla yok edildiği durumlar hariç, bir milletin anında yok edilmesi anlamına gelmek zorunda değil. Ulusal bir grubun yok olması niyetiyle grubun elzem yaşam kaynaklarının yok edilmesi amacını taşıyan çeşitli hareketlerden oluşan örgütlü bir planı ifade eder. Bu tür bir planın hedefi ulusal gruplara ait siyasi ve toplumsal kurumların, kültürün, dilin, milli hislerin, dinin ve iktisadi varlığın tahrip edilmesi ve bu gruplara dâhil kişilerin bireysel güvenlik, özgürlük, sağlık, onur ve hatta yaşamlarının yok edilmesidir.”
Soykırım tanımının 2. Paylaşım Savaşı sonrası ortaya çıktığını ve UCM (Uluslararası Ceza Mahkemesi), BM Güvenlik Konseyi gibi kuruluşlarca kabul gördüğünü, çeşitli sözleşmeler ve mahkemeler, mekanizmalar oluşturulduğunu görüyoruz. Bu konuda öyle ya da böyle bir hukuk oluştuğu da anlaşılıyor. Ancak tüm bu sözleşmelerde sık sık geçen uluslar arası toplumun ya da devletlerin çıkarları vurgusundaki toplum ve devlet işin püf noktasını oluşturuyor. Toplum ya da uluslararası toplum sözcükleri ilk bakışta geniş kitleleri ifade ediyor gibi gözükmesine rağmen -ki bu dahi muğlâk bir ifadedir- anlamı hiç de böyle değildir. “Uluslararası toplum”, ilk kez İkinci Dünya Savaşı sonrasında Herbert Butterfield, Martin Wight ve Hedley Bull’un kurucuları olarak kabul edildiği, ‘İngiliz Okulu’nun ortaya attığı bir kavramdır. Özetle uluslararası toplum, ortak kültür, çıkarlar, normlar, kurumlar ve hukuk vasıtasıyla devletlerarası işbirliğini ifade eder. Dolayısıyla bu kavramda geçen toplumun içinde emekçi kitleler, ezilen uluslar, kadınlar yoktur. Uluslararası toplum tam tersine bu kesimleri sömüren, baskı altına alan, yok sayan ulusal ve uluslararası tekelleri ifade eder.
Dünyadaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin bize gösterdiği şudur ki, uluslararası tekellerin çıkarları dünya hukukun temelidir. Ve bu temel aynı zamanda Birleşmiş Milletler gibi bir örgütün de kuruluş gerekçesidir. Uluslararası tekellerin çıkarını zedeleyebilecek bir yargılama olamayacak ise bütün bu yazılan çizilen şaşalı, akademik, hukuki sözler hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Üstelik tüm bu tanımlar, sözleşmeler, mahkemeler geçmişle değil, gelecekle ilgilidir. Bizim konumuz ise geçmişle; yüzyıl öncesi ile ilgilidir.
Resmi tarih
Peki, yüz yıl önce yaşanmış olayların, katliamların, soykırımların tartışılması bugün bize ne kazandıracaktır?
Geçmişte yaşanmış haksızlıklar ve adaletsizlikler eğer ortadan kaldırılmamış, cezalandırılmamış ise bugün yaşanan haksızlık ve adaletsizliklerin de sebebidir. Bu nedenle geçmişte yaşanmış katliamların, soykırımların tartışılması önemlidir.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyada pek eşi benzeri olmayan bir kuruluş sürecine ve sonrasında yeniden yazılmış bir resmi tarihe sahiptir. Resmi tarih anlatımı yalanlar üzerine kurgulanmış bir tarih anlatımıdır. 1928 yılında alfabenin değiştirilmesi ile birlikte ileriki yıllarda eski belgelerin okunabilmesi doğal olarak sadece uzmanlığı olan kişilerle sınırlıdır. Böylelikle yalanların deşifre edilebilmesi de zorlaşmıştır.
  1. yüzyılın başında, ezilen ulusların kanlarını döküp, canlarını ve mallarını alarak kurulan, sınırları da kendisi de meşru olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin, toplumun tüm kesimlerine on yıllardır anlattığı resmî tarih baştan aşağıya yalandır.
Resmi tarihin yalanlarıyla adeta yok sayılan Ermeniler, Süryaniler, Rumlar ve onlara yönelik soykırım büyük bir ‘ustalıkla’ yüzyıl boyunca gizlenmiştir. Aynı durum Kürtler için de geçerlidir. On yıl öncesine kadar Kürtlerin varlığını inkâr eden Türkiye Cumhuriyeti devleti Kürtlerin on yıllardır yürüttükleri mücadele ve ödedikleri bedeller sayesinde bu topraklarda yaşadıklarını, kimliklerini kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak bu durumun tek sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti resmi tarihi değildir.
Hıristiyan uluslara yönelik soykırım
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve onun resmi ideolojisinin başından itibaren reddettiği 20. yüzyılın ilk soykırımı olan Hıristiyan inancından uluslara yönelik (Ermeni-Süryani-Rum) soykırım, tarihçiler ve konuyla ilgili bilim çevrelerince değerlendirilirken bazı önemli eksikliklere, hatalara düşülmektedir. En önemlisi de cumhuriyet tarihi boyunca kendini sol, sosyalist olarak tanımlayan çeşitli muhalif örgütlenmelerin konuya duyarsızlığı ya da resmi tarih tezlerinin savunuculuğunu yapmalarıdır.
  1. yüzyılın başında yeryüzünün en büyük cinayetlerine tanık olduk. Aslında 1894’te Abdülhamit’in Ermenilere yönelik katliamlarıyla başlayan süreç, 1915’te kısa bir süre içinde tehcirler ve Teşkilat-ı Mahsusa’nın katliamları sonucu 1,5 milyon Ermeni’nin ölümüyle sonuçlandı. Ancak katliamlar sadece Ermenilerle sınırlı değildi. Aynı anda Asurî-Süryani 250 binin üzerinde insan da canını kaybetmiş, Pontos’ta ise 150 bin Rum öldürülmüştü. Rumlara yönelik tehcirler ise daha 1911 yılında başlamıştı. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla birlikte Pontos’ta cinayetler bir ulusu toptan imhayı içermiş ve toplam 353 bin Pontoslu Rum soykırımına uğratılmıştı. Yunan ordusunun geriletildiği süreçte ise 800 bin Küçük Asyalı Rum kaybolmuştu.
1923 yılında Lozan’da imzalanan Mübadele Anlaşması ile de 1 milyon 250 bin Hıristiyan Rum, binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan sürgün edilmişti. Mağdurlar cephesinden baktığımızda bu süreçler birbirinden ayrı olarak ele alınır. Ermeni Soykırımı, Asuri-Süryani Soykırımı, Pontos Rum Soykırımı, Küçük Asya Rum Soykırımı gibi. Bu anlaşılır bir durumdur; herkes yaşadığı zulmü, haksızlığı dile getirmekte, adalet aramaktadır.
Oysa bu değişik uluslara yönelik 1894’te başlayıp 1923 yılında sonuçlanacak olan yok etme girişimi bir merkezi politikanın sonucudur. Üstelik Hıristiyan inancından ulusları hedefleyen bu yok etme, cumhuriyetin kurulması ile birlikte Türk olmayan diğer Müslüman inancından ulusları, diğer mezhepleri de kapsayarak günümüze kadar devam edecektir.
İnkâr
Türkiye Cumhuriyeti devleti yüzyıldır soykırımı inkâr ediyor. Ancak inkâr, sadece "Soykırım olmamıştır" diye direkt ret etmek değildir. Kimi zaman "Düşmanla işbirliği içindeydiler, dış güçlerin maşasıydılar" denilerek işlenen cinayetler meşrulaştırılmaya çalışılmış kimi zaman da "bir grup eşkıyanın" işledikleri suçlardan dolayı cezalandırıldığı savunularak soykırım inkâr edilmiştir.
Bazı araştırmacı ve akademisyen çevrelerin tarihsel süreçleri ele alırken gözden kaçırdıkları ya da bilinçli olarak yaptığı bir şey vardır ki o da İTC (İttihat ve Terakki Cemiyeti) süreci ile Kemalistlerin iktidar oldukları süreçleri birbirinden ayrı ele almalarıdır. Böyle bir ele alış ne gibi bir sonuç doğurmaktadır peki?
Ermeni Soykırımı’ndan sorumlu olanları İTC olarak görür, böylece Türkiye Cumhuriyeti devletini ya da Kemalistleri karşınıza almamış olursunuz. Öyle ya tarihsel olarak Ermeni Soykırımı “Cumhuriyet” öncesinde yaşanmıştır.
1915 Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu dönemine denk düşmektedir ve iktidar olan İTC’dir. Süryanilere yönelik katliamlar da yine bu dönemde başlamıştır. Bu durum, Kemalistler açısından, “Bizden önce yaşandı bunlar” biçiminde bir savunu şansı doğurur. Zaten Kemalistler, 1930’lu yıllardan sonra yazmaya başladıkları yeni resmi tarihlerinde İTC ile ilgileri olmadığını, hatta onlarla sürekli bir çatışma içinde olduklarını iddia ederler.
1908-1918 arasındaki İTC iktidarı sürecinde yaşananlar ile 1918 sonrasındaki Kemalist iktidar sürecinde yaşananlar birbirinden ayrı ele alınmaktadır, ki bu yaklaşım resmi tarihçilerce soykırımı bizzat Mustafa Kemal’in ağzından “…eski Jön Türk Partisi artıkları, kitleler halinde, evlerinden/yurtlarından acımasızca sürülen ve katledilen milyonlarca Hıristiyan tebaamızın hayatlarından sorumludurlar…” sözleriyle benimsenmiş; olan biten Osmanlı’nın (İTC’nin) suçu olarak değerlendirilmiş, cumhuriyetin kurucularının bu soykırımdan sorumlu olmadığı vurgulanmıştır.
Oysa durum bunun tam tersidir; bir kere Kemalist kadroların hemen tümü eski İTC ve Teşkilat-ı Mahsusa kadrolarıdır. İTC ile hiçbir ideolojik farklılıkları olmadığı gibi, onların başlattığı projeyi, Kemalistler devam ettirmişler; Ermeniler ve Süryanilerden sonra
Rumlara yönelik Pontos’ta ve Küçük Asya’da daha organize bir soykırım planını hayata geçirmişlerdir.
Yani Müslüman inancından olmayan ulusların imhasının ardından Kızılbaş Alevilere ve Kürtlere yönelerek, Kürdistan’ı kana bulamışlardır.
Bazı araştırmacı ve akademisyen çevrelerin bu iki dönemi birbirinden ayıran hatalı bakış açılarına rağmen genel olarak Türkiye Cumhuriyeti devleti resmi tarihçileri ve resmi ideolojisi her iki dönemde yaşanmış bu soykırımı inkâr etmeye devam ediyorlar.
1919 yılından sonraki sürecin, iki cepheyle sınırlı Türk-Yunan savaşının bir "bağımsızlık/ulusal kurtuluş" mücadelesi olarak değerlendirilmesi de ikinci önemli hatadır, ki bu değerlendirme 1918’den sonraki Mustafa Kemal’in öncülüğündeki dönemde devam eden soykırıma; o dönem yaşanan sürgün ve katliamlara meşruiyet sağlamaktadır. Bir yandan "emperyalizme karşı bağımsızlık" iddiasıyla mücadele yürütülürken "isyancılar" Kemalistlerce "vatan haini" ilan edilmiş ve katledilmeleri haklı gösterilmeye çalışılmıştır.
Bu ikinci değerlendirme, İTC’nin devamı olan Kemalistleri, onlardan ayırmaya ve "ülkeleri işgal altından olan" Kemalistleri haklı gösterme çabasından başka bir şey değildir. Böylece Pontos’ta 353 bin Rum’un katledilmesi ve kalanların da Türkleştirilip Müslümanlaştırılması ile sonuçlanan soykırım görmezden gelinmiştir.
Sol Hareketin Sınırları
Genel olarak yaşanan coğrafyayı Türkiye ya da ‘Anadolu’ diye tarif eden Türkiye sol hareketi sınıfsız ve sınırsız bir dünya için mücadele ettiğini propaganda eder. Ama birçok sol, sosyalist örgüt kendisini Türk, Türkiye sözcükleriyle başlayan isimlerle anarken mücadele alanı ise sınırsız değil, sınırlıdır. O sınır 28 Ocak 1920’de İstanbul’da son toplantısını yapan Meclisi-Mebusan’ın o gün kabul edip, 17 Şubat 1920’de duyurduğu Misak-ı Milli sınırlarıdır. Bu sınırlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin diğer bir deyimle burjuvazinin belirlediği sınırlardır. Ancak cumhuriyetin kuruluşu öncesinde bu sınırların dışında yer alan bir çok bölgede bugünkü sınırlar içerisinde yaşayan çeşitli uluslarla ortak geçmişe, aynı etnik kimliğe ve inanca sahip olanlar genel olarak Türkiye sol hareketinin önemli bir bölümünün mücadele alanı dışındadır. Kürdistan, Lazistan, Ermenistan gibi parçalı ülkelerin sadece Misak- Milli sınırları içinde yer alan insanları için mücadele yürütülürken bu ulusal kimliklerin ayrı örgütlenmelerine de sıcak bakılmaz. Yürütülecek mücadele burjuvazinin belirlediği Misak-i Milli sınırları içinde ulusal kimlikten "bağımsız" ele alınmalıdır; bu da diğer ulusal kimlikleri ret etmek ve ulusal kimliğin toptan Türk olarak kabul edilmesi anlamına gelir.
Mustafa Suphi ile başlayan sosyalizm tarihi
Son yıllara kadar Türkiye sol hareketinin büyük bir çoğunluğu sosyalizmin tarihini TKP’nin kurucusu Mustafa Suphi ile başlatıyordu. Oysa 15 Haziran 1915’te Beyazıt Meydanı’nda idam edilen Sosyalist Hınçak Partisi üyeleri, yalnız kendi halklarının hakları için değil, tüm insanlığın kurtuluşu için savaşan Madteos Sarkisyan (Paramaz) ve 19 arkadaşı bu toprakların Ermeni sosyalistleridir.
Beyazıt’ta darağacına ilk çıkartılan Paramaz’ın idam sehpasındaki sözleri, “Siz sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz fakat inandığımız fikirleri asla. Yaşasın sosyalizm” mesajı, sonradan darağaçlarına çıkartılan "Türkiyeli" devrimcilerin de sözü olur ama adları anılmaz. Yıllarca Ermeni Soykırımı’nı dile getirip mücadele eden Ermeni diasporası sosyalist oldukları için Paramazları yok sayarken, Türkiye sol hareketi de Ermeni oldukları için onları görmezden gelir. 20. yüzyılın başında Selanik’teki birçok işçi grevini örgütleyen sendika liderleri Rum, Bulgar, Sırp, Yahudi oldukları için yine Türkiye sol hareketinin tarihinde yer almaz.
İrvem Keskinoğlu'nun Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi'nde verdiği bilgiye göre, 1910 yılında 1 Mayıs, Selanik ile birkaç Rumeli kentinde daha kutlanır. 1911'de ise Üsküp, Selanik, İstanbul, Edirne ve bazı Trakya kentlerinde kutlamalar yapılır. Selanik'te 14'ten fazla sendikaya bağlı Yahudi, Bulgar, Rum/Helen ve Müslüman işçilerden oluşan 2 bin kişinin katıldığı mitingde 4 ayrı dilden konuşmalar yapılır. Yük arabası sürücüleri, mavnacılar, liman ve yükleme-boşaltma işçileri iş bırakırlar. Sosyalizmin tarihi Mustafa Suphi ile başlatıldığı için 1921 yılından öncesi bu tarihte yer almaz.
Sol hareketin Osmanlı tarihine bakışı
Türkiye sol hareketinin Osmanlı tarihine, bu tarihteki isyanlara ve devrimci liderlere bakışı da sorunludur. Bu tarihteki isyanlar arasında Ermeni ve Rumların adı geçmez. Resmi tarihçilerin bile artık inkâr edemediği nüfus olarak Müslümanlardan çok daha fazla olan Hıristiyan halklar bu coğrafyada Osmanlı tarihinde sanki hiç yaşamamıştır. Bu yüzden de bu tarihten çıkarılan devrimci kişiler ya Müslüman ya da Alevi inancındandır.
Rus klasikleri, Latin Amerikalı direnişçiler ve sosyalist devrimi gerçekleştirmiş ülkelerin tarihindeki birçok detay bilinirken bu toprakların tarihi ne yazık ki bilinmez.
Bilinmeyen Rigas Anayasası
18.yüzyılın sonları Osmanlısının bir aydın ve düşünürü olan Rigas (Velesitinli Rigas ya da Ferreos Rigas) Helen ve Türk tarihçiler tarafından Helen devriminin öncüsü olarak tanımlanır. Hatta 1821 Helen devriminin ilham kaynağı olarak da adlandırılır çeşitli çevrelerce.
Onu ünlü yapan ise 1797 yılında hazırladığı devrimci anayasadır. İki bölümden oluşan bu anayasanın 35 maddelik ‘İnsan Hakları’ bölümünde
"Yasalar tüm yurttaşların katılımıyla yapılmalıdır Memurluk ancak yeteneğe göre verilmelidir; soylu oldukları için değil. Kimse yasalara aykırı olarak tutuklanamaz. İbadet ve inançlar her din için eşit şekilde özgür olmalıdır. Kölelik yasaktır. Tüm yurttaşlar kanun yapma, seçme seçilme hakkına sahiptir. Yönetim, halkın şikâyetlerini dinlemediği ve sorunu halletmediği durumda yurttaşların ayaklanması en kutsal haktır’’gibi maddelerin yanı sıra 124 maddeden oluşan ‘Anayasanın İlkeleri’ adlı ikinci bölümde şu maddeler yer alır:
“Egemen halk, din ve dil gözetmeden, Rum/Helen, Bulgar, Arnavut, Ulah, Ermeni, Türk ve başka etnik kimlikler dâhil Osmanlı’nın bütün sakinleridir.
Bir tek ferdin ezildiği yerde toplumun bütünü ezilmektedir.
Toplum mutsuz yurttaşlarına geçim araçları sağlar.
Meclis toplantıları halka açıktır." gibi ilkeler içerir.
Rigas bu anayasanın Bosna’dan Arabistan’a kadar Osmanlı topraklarında bir devrim yapılarak uygulanması için mücadele eder. 1797’de anayasa çoğaltılarak tüm Osmanlı illerinde dağıtılır.
1757 yılında Osmanlı’nın (bugün Yunanistan sınırları içinde) Teselya, Velestin köyünde dünyaya gelen ve Osmanlı vatandaşı olan Rigas bugün de, Helenler, Arnavutlar, Romenler, Bulgarlarca kendilerinden görülüp sahiplenilir. Özgür düşünceyi, monarşilere karşı cumhuriyet fikrini savunan Rigas ayrıca Avrupa karanlığına son veren Rönesans’ın öncüleri gibi özellikle eski Helen eserlerini yeniden okuyup diğer dillerdeki birçok düşünürün kitabının çevirilerini yapar. Devrimci şiirler ve marşlar yazar. Haziran 1798’de Avusturya polisi tarafından tutuklanarak yedi arkadaşı ile birlikte Osmanlı’ya teslim edilen Rigas, boğularak öldürülür ve Tuna nehrine atılır. Rigas da Rum/Helen olduğu için Türkiye sol hareketinin tarihinde ya da tarihteki devrimci kişiler içinde yer almaz.
Trabzonlu devrimci gazeteci, öğretmen Nikos Kapetanidis de Pontoslu Rum olduğu için Türkiye sol hareketinin tarihi içinde yer almayanlardan biridir. 1921 yılında Amasya Meydanı’nda idam edilen Nikos Kapetanidis Epochi gazetesiyle eğitim sorunlarını, özellikle Rumca eğitim veren yerel okulları dile getiren araştırma ve yazılar yayımlar. Rumca eğitimin Patrikhane ve dini (Hıristiyan) otoriteler tarafından kontrol edilmesine karşı çıkar. Bunların yanı sıra Pontos’ta resmi devlet görevlilerinin vahşeti ve sivillere yönelik katliamlarla ilgili yazılar yayımlar; katliamları yapanların isimlerini mevkilerini de anlatır yazılarında. Ve ne acıdır ki Nikos Kapetanidis’i gazetesine gidip onu tehdit eden Pontos Rum Soykırımı'nın eli kanlı sorumlularından Topal Osman, İpsiz Recep gibi çeteci katiller kimi sol, sosyalist çevrelerce "kurtuluş savaşı kahramanı" olarak anılır.
Sol Hareketin İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne ve Mustafa Kemal’e bakışı
Sosyalizmin tarihinin Mustafa Suphilerle başlatılmasının arkasında Osmanlı’nın aydın, devrimci hareketleri olarak görülen Jön Türkler vardır. Sol hareketin büyük çoğunluğu Fransız devriminden etkilendiklerini sık sık belirttiği Osmanlı asker ve bürokratlarından oluşan Jön Türkleri ilerici olarak değerlendirir. Bu yanıyla da Birinci ve İkinci Meşrutiyet'e 1923’te ilan edilen cumhuriyete devrimci ilerici misyonlar yüklenmesine sebep olmuştur. Ve yer yer bu geleneğin devamcısı olunduğu dile de getirilmiştir. Oysa bu tarih baştan aşağıya darbeler tarihidir.
1876: I. Meşrutiyet ve Abdülhamit’in İstibdat (Baskı) Dönemi
Abdülhamit’in tahta çıkarıldığı (V. Murat’ın tahttan indirildiği) 1876 yılında ilk Anayasa hazırlanıp, parlamento açılır. Ancak tüm yetkiler padişaha bağlı olduğu için daha ikinci oturumun ardından meclisi tatil eden Abdülhamit, 30 yıl sürecek bir mutlakiyet dönemini başlatır.
‘93 Harbi olarak da anılan 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nın ardından, Sırbistan, Karadağ, Romanya gibi eyaletlerin tam bağımsızlıklarını ilan etmesi Osmanlı’nın sonunun geldiği korkusuyla iktidarı giderek sertleştirmiştir. Artık tek korku, değişik ulus ve dinlerden tebaanın peşi sıra bağımsızlık peşinde olacağıdır. Ve tabi tüm bunların arkasında "dış düşmanların" olduğu propaganda edilir. Abdülhamit, muhbir ağı, hafiye takibi, zorunlu tayin ve sürgünler, sansür, gözaltı, tutuklama gibi yöntemlerle tüm muhalifleri sindirir.
“Güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlayamayan devleti, mali açıdan bir disipline kavuşturmak için 1881 yılında Düyun-u Umumiye İdaresi kurulur. Bu kurum uzun süredir biriken dış borçların ödenmesini kurala bağlamak üzere Avrupalı devletlerin idaresi altında teşkilatlanır ve belli devlet gelirleri borçları karşılamak üzere baştan bu idareye tahsis edilir.”
Bu arada 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın yenilgiyle sonuçlanması üzerine imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması’nın 16. maddesi ve 1878 Berlin Antlaşması’nın 61. maddesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni tebaasına bir dizi söz verilir. Bu sözlerin tutulmaması Ermenilerin iktidara karşı tavırlarını sertleştirmelerine sebep olur. Bunun sonucu olarak 1887’de Cenevre’de Devrimci Hınçak Partisi (1909’dan sonra Sosyal Demokrat Hınçak) kurulur. Onu 1890’da Tiflis’te kurulan Taşnaksutyun (Ermeni Devrimci
Federasyonu) izler. (Ancak ilk Ermeni Partisi Armenakan Van’da 1885’te kurulmuştur) Ermeniler örgütlü oldukları her yerde seslerini yükseltmeye başlarlar.
Ermeni Soykırımı'nın habercisi ilk katliamlar yine bu dönem hayata geçirilir. 1894’te Sason’da, 1895’te Trabzon’dan başlayarak tüm doğu vilayetlerine, Halep ve Kilikya’ya yayılan, 1896’da ise Van, Eğin ve İstanbul’daki katliamlar, Trabzon ve İstanbul dışında Hamidiye Alayları aracılığıyla gerçekleştirilecekti. 1894-1895 arasındaki Ermeni kayıpları, Ermeni Patrikhanesi’ne göre 300 bin, Avrupalı konsolosluklara göre 100 bin ila 200 bin arasında değişiyordu.
1908: 2. Meşrutiyet
Abdülhamit’in padişahlığı ile 32 yıl süren baskı (İstibdat) döneminin ardından 23 Temmuz 1908 tarihinde ikinci kez Meşrutiyet ilan edilir. Birincisinde batılı devletlere verilen reform sözlerini geçiştirmeyi hedeflemekten başka bir içeriği olmayan Anayasa'nın ilanı ve parlamentonun açılması nasıl bir reform ve ilericilik özelliği taşımıyorsa, ikincisinin de aynı niyeti taşıdığı kısa bir zaman sonra anlaşılacaktı. Kimi çevrelerce bir burjuva demokratik devrim olarak değerlendirilecek 2. Meşrutiyet aslında çok uluslu bir imparatorluk olan Osmanlı devletinin devamını sağlamak için, Osmanlı despotizminden kurtulmak isteyen uluslara karşı bir "karşı devrim" niteliğindeydi.
“Hürriyet, Eşitlik ve Kardeşlik” kavramlarıyla Osmanlı sınırları içinde yaşayan Hıristiyan inancından ulusların temsilcileri parlamentoda yer alacak ve böylelikle bir umut ortamı yaratılacaktı ama 1909 yılında Adana’da 30 bin Ermeni’nin hayatına mal olacak katliam ile aslında değişen bir şeyin olmadığı anlaşılacaktı.
Meşrutiyet’in ilanını sağlayan güçler Jön Türkler olarak anılacaktı. Özellikle batıda eğitim görmüş Osmanlı asker bürokratlarından oluşan bu kesimlerin amacı toprak ve güç kaybı yaşayan Osmanlı’yı ayakta tutmaktı. Bunun nasıl olacağı konusunda çeşitli düşünceler olmasına rağmen belirgin düşünce Sünni Müslüman inancın ve Türk milliyetçiliğinin öncülüğünde bir siyasi önderlikle burjuva sınıflar oluşturmak ve özellikle sermayenin Müslümanlaştırılması ile bir ulus devlet olmaktı. Bu siyasi önderliği de Jön Türk hareketi içindeki bürokrat ve askerlerin kurduğu İttihat ve Terakki Cemiyeti yürütecekti.
1914 Birinci Paylaşım Savaşı
Birinci Paylaşım Savaşı 1914 yılında İtilaf Devletleri olarak adlandırılacak Fransa, Britanya İmparatorluğu, Rusya (1914-1917), İtalya (1915-1918), ABD (1917-1918), Romanya (1916-1918), Japonya, Sırbistan, Belçika, Yunanistan (1917-1918), Portekiz (1916-1918), Karadağ (1914-1916) ile İttifak Devletleri olarak adlandırılacak Alman İmparatorluğu, Avusturya Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu, Bulgaristan (1915-1918) arasındaki iki taraftan oluşan savaştır. 1914 ile 1918 yılları arasında süren bu savaşta 70 milyon asker yer alır ve 9 milyon askerin yanı sıra 8 milyona yakın sivil de hayatını kaybeder, haritalar ve sınırlar savaşın galiplerince yeniden belirlenir.
Osmanlı ordusu bu savaşta Kafkasya, Çanakkale, Sina-Filistin, Hicaz-Yemen, Irak, İran, Galiçya ve Makedonya’da savaşır ve 325 bin askerini kaybeder. Ama istatistiklere yansıyan asıl önemli sayı ise Osmanlı’nın bu savaş sonrası kaybettiği sivil sayısıdır. Osmanlı İmparatorluğu kayıplar listesinin sivillerle ilgili başlığında 2.150.000 sivil kaybı ile ilk sırada yer alır.
Osmanlı devletinin bu savaşa dahil olmasının sebebi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Almanların savaşı kazanacağını düşünerek son dönemde kaybedilen toprakları geri alma hayalidir. Aynı zamanda savaş sermayenin Müslümanlaştırılması projesi olan soykırım için de iyi bir zemin olacak, Ermeni ve Süryanilerin hemen hemen tamamen Rumların da kısmen imhası ile birinci etap tamamlanacaktı. (İkinci etaba 1919’da Mustafa Kemal öncülüğünde Pontoslu Rumların ve Küçük Asya Rumlarının yok edilmesi ile devam edilecekti.)
İstatistiklere Osmanlı’nın “kaybı” olarak yansıyan 2.150.000 sayının içinde 1,5 milyon Ermeni, 250 bin Süryani, 150 bin Rum’un katledilmesi de dâhildir. Yani bu kayıpların 2 milyona yakını Osmanlı’nın savaştığı herhangi bir ülkenin ordusu tarafından değil, bizzat
Osmanlı’nın kendi güçleri tarafından katledilen insanlardı.
1915 Ermeni Soykırımı
14 Temmuz 1914’te Marksist Ermeni Partisi Hınçak’ın 20 yönetici kadrosu, Dâhiliye Nazırı Talat Paşa’yı öldürmeyi planladıkları gerekçesiyle tutuklanıp ihanetle yargılanır. 15 Haziran 1915 tarihinde İstanbul-Beyazıt Meydanı’nda, Harbiye Nazırlığı önünde asılarak idam edilirler. Hınçak Partisi, İttihat ve Terakkiciler ile ortak çalışmayı reddeden tek Ermeni partisidir. 1908 sonrası silahlı mücadeleyi terk etmiş olsalar da İttihatçıların kendisi için tehlike olarak gördüğü bir siyasi yapılanmadır.
Bir diğer Ermeni örgütlenmesi olan Taşnak ise özellikle Abdülhamit’e muhalefet sürecinde Jön Türklerle ortak hareket etmiş olsa da 12 Nisan 1915 tarihinde önderlerinin büyük bir bölümü tutuklanarak hapse atılır.
24 Nisan 1915 yılında ise İstanbul’da aralarında tanınmış şairler; Daniel Varujan, Siamanto ve Rupen Sevak’ın da bulunduğu yüzlerce Ermeni aydını tutuklanır. 1915 Şubat’ında 15-55 yaş aralığında olan Ermeniler yük taşıma ve yol yapım işlerinin yapıldığı Amele Taburlarına alındılar. Bunlar aslında erkek Hıristiyanlardan oluşan zorunlu çalışma taburlarıydı. Amele Taburları’ndaki savunmasız Ermeniler, angarya iş sona erdikten sonra öldürüldüler.
Ve geriye kalan Ermeni nüfusun tehciri başladı. Tehcirler ilk önce Kilikya-Ermeni yerleşimleri Zeytun ve Dörtyol, daha sonra ise Erzurum, Trabzon, Sivas, Harput, Diyarbakır ve Bitlis’te gerçekleşti. (1915 Mart -1915 Haziran) Bağdat’taki Ermeniler Musul’a sürüldü.
Asur /Nasturi/ Keldani (Doğu Süryanileri) Soykırımı
Aynı tarihlerde gerçekleştirilen Süryani Soykırımı, Ermeni Soykırımı’nın gölgesinde kalır, araştırmacıların, tarihçilerin uzun süre ilgisini de çekmez. Sevr’e katılan Asur delegeleri, Asurlu Hıristiyanların güvenliğini sağlamak amacıyla bir Asur devleti talebinde bulunurlar. Bunun üzerine Sevr Anlaşması’na gelecekte “Asur-Keldanilerin güvenliği için” tam garanti sunması gereken bir otonom Kürdistan kurulmasını içeren 62. madde eklenir. Asur sorununa ilişkin Milletler Cemiyeti gölgesinde yürütülen 1925 yılında Kanada’ya göç ettirilmesi projesinin yanı sıra, umutsuz geri dönüş ve sınır geçme çabaları da başka katliamlara yol açar. Kurbanların sayısına ilişkin birbiriyle çelişik rakamlar olmasına karşın, Asur Keldani delegasyonunun Paris Barış Konferansı’nda verdikleri 250 bin sayısı, kurban sayısının aslında hayli önemli boyutta olduğunu göstermektedir.
Bu tarihsel gerçekler resmi tarihte ya yok sayılır ya yalanlarla çarpıtılır ya da tüm bu soykırım süreci gerekçelendirilerek meşrulaştırılır. Türkiye sol hareketinin büyük bir çoğunluğu da bu süreci resmi tarihten bağımsız değerlendirememiş ya da değerlendirmemiştir. Bu nedenle de bu soykırım sürecine bakışta inkârcı cephede yer almıştır.
Yüzyıllık cumhuriyet tarihinin kanlı sayfalarına yüzlercesi eklenecek katliamlar zincirinin önemli bir halkasını oluşturan 1918 sonrası, yedi düvele karşı verildiği iddia edilen anti emperyalist “kurtuluş savaşı" masalı ve Mustafa Kemal’e yüklenen devrimci misyon ise Türkiye sol hareketinin en önemli hatalarından birisidir. Elbette bu yazının konusundan bağımsız değildir ancak başka bir yazının konusu olarak ele alınıp yazılacaktır.
http://www.marksistteori1.org/983-tuerkiye-sol-hareketinin-soyk-r-mlara-bak-s.html




submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.03.09 23:57 emrecann150 WordPress SEO Eklentileri

Web sitenizi en iyi şekilde optimize etmek için en iyi WordPress SEO eklentisini kullanmanız gerekir. Bu listede bir değil 14 WordPress SEO eklentisi sunuyoruz

[caption id="attachment_727" align="alignnone" width="299"]📷 yoast seo[/caption]
Muhtemelen Yoast SEO eklentisini duymuşsunuzdur. 5 milyon aktif indirme ve 4.7 ücretsiz yıldız ile en popüler tamamlayıcıdır. Yeni başlayanlar için kullanımı kolaydır, ancak profesyoneller için gelişmiş seçenekler sunar. Bunlar ana özellikler:
Anahtar kelime optimizasyonu: kullanıcıların sayfalarını ve yayınlarını başlıklar, meta açıklamalar ve SEO dostu anahtar kelimelerle optimize etmelerini sağlar. Parça: Kullanıcı sayfalarının Google arama Sonuçlarınızda nasıl göründüğünün bir önizlemesini gösterin. Okunabilirlik kontrolü: makalenizi Flesch Kincaid kurallarına göre analiz edin ve kolay okunabildiğinden emin olun. Gutenberg hazır: hem klasik hem de Gutenberg yayıncılarında mükemmel çalışabilir. Sürekli güncelleme: Bu eklenti iki haftada bir güncellenir. Bu nedenle, web siteniz her zaman en son Google algoritmalarıyla optimize edilmiştir.

All in One SEO Pack

[caption id="attachment_713" align="alignnone" width="300"]📷 All in One SEO Pack[/caption]
Adında da görebileceğiniz gibi, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi optimize etmek için her şeyi sunar. 3 milyondan fazla aktif yüke ve 4.5 puana sahiptir. Genel olarak, bu eklenti şunları sunuyorsa:
Site Haritası ve Google Analytics entegrasyonu Yanlış bir bot engelleyici ile web sitenizi yavaşlatabilecek tehlikeli botları engelleyin Kurallı URL işlevi. Meta etiketlerin kolay otomasyonu. İhtiyaçlarınıza göre özellikleri etkinleştirmek / devre dışı bırakmak için özel ayarlar. Bu eklenti yeni başlayanlar için de uygundur, ancak kullanıcı arayüzünüze alışmak için zamana ihtiyacınız olabilir. WooCommerce tabanlı bir çevrimiçi mağazanız varsa, All in One SEO Pack diğer eklentilerin aksine ücretsiz entegrasyon desteği sunar. Premium sürüm, genişletilmiş destek, sınıflandırma seçenekleri ve SEO video materyali gibi ek destek sunar.

The SEO Framework

[caption id="attachment_714" align="alignnone" width="300"]📷 The SEO Framework[/caption]
Freemium paketi sunan diğer SEO eklentilerinin aksine, bu WordPress SEO eklentisi hizmetlerinin çoğunu ücretsiz olarak sunmaktadır. Yüklemenizi teşvik eden hiçbir reklam veya teklif yok. Otomatik olarak başlık, açıklama ve standart URL oluşturur ve tipik SEO işlevlerini yerine getirir. En iyisi, kullanımı kolaydır. Standart işlevler yeterli değilse, uzantıları aracılığıyla aşağıdaki genişletilmiş işlevleri sunarlar:
Gizli modda destek. AMP tamamlayıcısının entegrasyonu. Spam yorumları izleyin Web sitenizin SEO analizi SEO yerel ayarları.

SEO Squirrly

[caption id="attachment_715" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Squirrly[/caption]
Squirrly kullanımı kolaydır ve deneyiminiz SEO olmayanlar için tasarlanmıştır. Bağımsız bir SEO eklentisi olarak veya önceden yüklenmiş bir eklenti ile çalışabilir. Bu WordPress SEO eklentisi gerçek zamanlı olarak çalışır, bu nedenle içerik yazarken öneriler gösterilir. Değerli bilgiler edinmeden önce içeriğinizi Girişi bitirmek zorunda değilsiniz. Squirrly diğer eklentilerle uyumludur ve SEO ayarlarını değiştirmez. Eski eklentinizi Squirrly ile değiştirmeniz gerekiyorsa endişelenmenize gerek yok. Son olarak, web sitenizin performansı ve belirli anahtar kelimeleriniz hakkındaki tweetler hakkında haftalık bir rapor alacaksınız.

Broken Link Checker

[caption id="attachment_716" align="alignnone" width="300"]📷 Broken Link Checker[/caption]
SEO'nun yalnızca içerik ve anahtar kelimelerle ilgili olmadığını hepimiz biliyoruz. En iyi uygulamalar kullanıcı deneyimini içerir. Ancak, kırık bağlantılar ve kayıp görüntüler SEO performansının önemli dezavantajlarıdır. Google bunu web sitenizin kötü yönetildiğinin bir işareti olarak görebilir. Bozuk Bağlantı Denetleyicisi bu sorunu kısa sürede çözebilir. Bir listede bozuk ve kayıp bağlantıları toplayın. Bu listede düzenleme ve silme gibi eylemleri gerçekleştirebilirsiniz. Bir sorun bulunursa, e-posta ile bilgilendirileceksiniz.

W3 Total Cache

[caption id="attachment_717" align="alignnone" width="300"]📷 W3 Total Cache[/caption]
Web siteniz ne kadar hızlı yüklenirse, sıralama o kadar yüksek olur. Çoğu kullanıcı bunu görmezden gelir ve kullanıcılara yavaş web siteleri ve kötüye kullanım deneyimi sunar. W3 önbellek, web sitenizin toplam önbelleğini, CDN entegrasyonunu vb. İşler. Bu tür sorularla ilgilenir. Sonuç olarak, sunucuya ve veritabanına gönderilen veri miktarı azalır ve web sitenizin yükleme süresi hızlanır.

. Google XML Sitemaps

[caption id="attachment_718" align="alignnone" width="300"]📷 Google XML Sitemaps[/caption]
Bu WordPress SEO eklentisi web siteniz için otomatik olarak XML sitesi haritaları oluşturur ve güncellenir güncellenmez arama motorlarını bilgilendirir. Sadece sayfalarınızın yapısını geliştirerek WordPress sitenizi bulmayı kolaylaştırır. Google, bu eklentiyi çok sayıda multimedya içeriği ve dosyası olan büyük web siteleri ve birçok dahili bağlantıya sahip yeni web siteleri için önerir. Tüm web siteleri bu eklentiden yararlanır. Ayrıca, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi yavaşlatmaz.

SEO Optimized Image

[caption id="attachment_719" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Optimized Image[/caption]
Görüntüler içeriğinizi daha ilginç hale getirebilir ve ziyaretçi etkileşimini iyileştirebilir. Görsel açıklama Google Bunun için en önemli sınıflandırma faktörlerinden biridir. Bu WordPress SEO eklentisi mevcut ve son güncellenen tüm görüntüleri otomatik olarak günceller ve alternatif metin ve başlık etiketleri ekler. Veritabanında ek giriş oluşturulmaz, bu nedenle WordPress siteniz yavaşlamaz. Bu eklentiyi Smush Image Compression and Optimization ile Birlikte kullanırsanız, web siteniz daha da hızlı olacaktır

WPtouch Mobile Plugin

[caption id="attachment_720" align="alignnone" width="278"]📷 WPtouch Mobile Plugin[/caption]
İnsanlar İnternet'e farklı cihazlardan erişir. En popüler olanlardan biri cep telefonları. Bu nedenle, küçük ekranlardan erişirken web sitenizin kullanımının kolay olduğundan emin olmalısınız. WPtouch Mobil Eklentisi ile WordPress sitenize otomatik olarak basit ve zarif bir tema ekleyebilirsiniz. Yönetim alanı, kodda herhangi bir değişiklik yapmadan ayarları yapmanızı sağlar. Daha da önemlisi, Google bu eklentiyi önerir.

AddThis

[caption id="attachment_721" align="alignnone" width="300"]📷 AddThis[/caption]
Web sitesindeki hemen çıkma oranı ne kadar yüksek olursa, Google'daki sıralamanız o kadar düşük olur. Ziyaretçileri WordPress sitenizde nasıl tutabilirsiniz? Birçok ilgili makale önermek her zaman iyi bir fikirdir ve AddThis bunu verimli bir şekilde yapar. Ana işlev sosyal ağlarda paylaşmak için düğmeler olmasına rağmen, kullanıcılar makaleye öneriler ekleyebilir. Ayrıca, bu eklentinin şablonlarının piyasadaki en çarpıcı şablonlar olduğunu söyleyebiliriz

Google Analytics by MonsterInsights

[caption id="attachment_722" align="alignnone" width="300"]📷 Google Analytics by MonsterInsights[/caption]
Gerçekleri sayılarla görmezden gelirsek, hiçbir anlam ifade etmezler. Analizle ilgili şeylerin çoğunun yüksek bir öğrenme Eğri doğrudur, ancak bu WordPress SEO eklentisi bunu kolaylaştırır. Google Analytics verilerinize doğrudan WordPress panelinizden erişerek zaman kazanabilirsiniz. Ziyaretçilerinizin nereden geldiğini, hangi cihazı kullandıklarını, hangi cinsiyette olduklarını, kaç yaşında olduklarını ve çok daha fazlasını gösterebilirsiniz. Bu özellikle web siteniz için veri tabanlı kararlar vermek istediğinizde kullanışlıdır.

All in One WP Security Firewall

[caption id="attachment_723" align="alignnone" width="300"]📷 All in One WP Security Firewall[/caption]
WordPress genellikle güvenli bir platformdur. Ancak, web sitenizi korumanın bir başka adımı dezavantajınız değil sizin yararınız içindir. Bu WordPress SEO eklentisi, kullanıcı hesabınıza, kimlik bilgilerinize, veritabanlarınıza ve daha fazlasına güvenlik filtreleri ekler. Gerektiği şekilde giriş, orta veya gelişmiş ayarlar arasında seçim yapabilirsiniz. Sonuçta, web sitenizi yavaşlatmaz ve tamamen ücretsizdir.

Rank Math

[caption id="attachment_724" align="alignnone" width="225"]📷 Rank Math[/caption]
Rank Math, birçok SEO eklentisinin gücünü birleştirir ve bunları yönetmesi kolay bir eklenti haline getirir. SEO'nun tam kontrolünü ele geçirmek için ihtiyacınız olan her şeyi sunar.
Matematiksel sıralama; Yükleme sırasında diğer SEO eklentilerinden veri kurtarmanıza izin veren son derece işlevsel, kullanımı kolay ve ücretsiz bir SEO WordPress eklentisidir.
SEO teknik detaylar: açık grafiklerden blog yayınlarınıza kolayca meta başlıklar, açıklamalar ve meta veriler eklemenizi sağlar. Ayrıca bir XML site haritası da oluşturabilirsiniz. Meta Kutusu: Her içerik için, başlıkları ve meta açıklamaları tanımlamak için kullanabileceğiniz Rank Math'ın, analiz için odak anahtar kelimenizi ekleyebileceğiniz bir meta kutusu vardır. 40 faktörlü içerik analizi: Odak, sayfalarınızı, makalelerinizi ve ürünlerinizi 40 faktöre dayalı anahtar kelimeler kullanarak analiz eder ve önerilerde bulunur. Otomatik altyazı ve altyazı: Rank Math; Resimlerinize otomatik olarak altyazı ve altyazı ekleyerek SEO için her şeyi optimize etmenize yardımcı olur. Google Search Console ile entegrasyon: Web sitenizdeki performans raporları ve tıklama oranları gibi önemli verileri WordPress kontrol panelinizde yerleşik olan Serach konsolu üzerinden izleyebilirsiniz. Monitor 404: Rank Math'da kullanıcılara hataları nerede göreceklerini söyleyen basit ve anlaşılır bir arayüz ve 404 monitör bulunur

Pagespeed Skorunuzu Yükseltecek: WP Rocket

[caption id="attachment_725" align="alignnone" width="294"]📷 WP Rocket[/caption]
Evet, WP Rocket eklentisi ödenmiş olsa da, 1 yıl boyunca 49 $ 'dan faturalandırılır. Her tasarım için aynı etkiye sahip olmamasına rağmen, başarı oranı% 90'dır. Şu anda web sitemde WPRocket eklentisini kullanıyorum ve web sitemi 2020 için bomba olarak hazırlıyorum 🙂
WPRocket eklentisi ile ertelenmiş bir yük oluşturabilirsiniz. Bu eklentiyle Heartbeat, CDN kullanıyorsanız, optimizasyonunuzu artıran özelleştirmeler de ekleyebilirsiniz. Eklentide bir ADD ons alanı da vardır ve bu bölüm sayesinde Cloudflare kullanıyorsanız etkinleştirebilirsiniz. Ayrıca Facebook Pixel, GA, Google Analytics, Sucuris Sicherheit veya Sicherheitssuite gibi eklentileri de görebilirsiniz.
WPRocket ile sayfa hızı puanınızı artırabilir ve GTMetrix sitesinde% 99 başarı elde edebilirsiniz.
Unutmayın, web siteniz ne kadar hızlı ve erişilebilir olursa o kadar çok kitleye ulaşabilirsiniz.
WPRocket'i kontrol edin
Not: Bilginiz için WP Rocket ücretli bir WordPress uygulamasıdır

En İyi Resim Optimizasyon Eklentisi: Optimole

[caption id="attachment_726" align="alignnone" width="300"]📷 En İyi Resim Optimizasyon Eklentisi Optimole[/caption]
Optimole eklentisi tamamen CDN'ye dayanmaktadır ve görüntülerinizi optimize etmenizi ve yayınlarınızı daha esnek hale getirmenizi sağlayan bir WordPress eklentisidir. Ayrıca PHP, .NET veya diğer yazılım dillerine entegre edilebilir.
Ayarlarınızı kendi kılavuzunuzla hızlı ve kolay bir şekilde yapabilirsiniz.
Optimole kullandığımdan beri trafik gelirlerinin yaklaşık% 42'sini elde ettim. Bu şu anlama geliyor: Bant genişliğimden% 42 daha fazla kullanımım var (tanımlı barındırma veya sunucu için kullanılabilir trafik)
Optimole sadece görüntülerin, videoların, gif'lerin ve türevlerin boyutunu azaltarak veri trafiğini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda web sitenize giren kullanıcıların görüntülerin yüklenmesini beklemelerini sağlar.
Denemek isterseniz, 5.000'e kadar ücretsiz trafik kullanabilirsiniz.
Optimole'u kontrol edin
Diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.03.09 23:57 emrecann150 WordPress SEO Eklentileri

Web sitenizi en iyi şekilde optimize etmek için en iyi WordPress SEO eklentisini kullanmanız gerekir. Bu listede bir değil 14 WordPress SEO eklentisi sunuyoruz

[caption id="attachment_727" align="alignnone" width="299"]📷 yoast seo[/caption]
Muhtemelen Yoast SEO eklentisini duymuşsunuzdur. 5 milyon aktif indirme ve 4.7 ücretsiz yıldız ile en popüler tamamlayıcıdır. Yeni başlayanlar için kullanımı kolaydır, ancak profesyoneller için gelişmiş seçenekler sunar. Bunlar ana özellikler:
Anahtar kelime optimizasyonu: kullanıcıların sayfalarını ve yayınlarını başlıklar, meta açıklamalar ve SEO dostu anahtar kelimelerle optimize etmelerini sağlar. Parça: Kullanıcı sayfalarının Google arama Sonuçlarınızda nasıl göründüğünün bir önizlemesini gösterin. Okunabilirlik kontrolü: makalenizi Flesch Kincaid kurallarına göre analiz edin ve kolay okunabildiğinden emin olun. Gutenberg hazır: hem klasik hem de Gutenberg yayıncılarında mükemmel çalışabilir. Sürekli güncelleme: Bu eklenti iki haftada bir güncellenir. Bu nedenle, web siteniz her zaman en son Google algoritmalarıyla optimize edilmiştir.

All in One SEO Pack

[caption id="attachment_713" align="alignnone" width="300"]📷 All in One SEO Pack[/caption]
Adında da görebileceğiniz gibi, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi optimize etmek için her şeyi sunar. 3 milyondan fazla aktif yüke ve 4.5 puana sahiptir. Genel olarak, bu eklenti şunları sunuyorsa:
Site Haritası ve Google Analytics entegrasyonu Yanlış bir bot engelleyici ile web sitenizi yavaşlatabilecek tehlikeli botları engelleyin Kurallı URL işlevi. Meta etiketlerin kolay otomasyonu. İhtiyaçlarınıza göre özellikleri etkinleştirmek / devre dışı bırakmak için özel ayarlar. Bu eklenti yeni başlayanlar için de uygundur, ancak kullanıcı arayüzünüze alışmak için zamana ihtiyacınız olabilir. WooCommerce tabanlı bir çevrimiçi mağazanız varsa, All in One SEO Pack diğer eklentilerin aksine ücretsiz entegrasyon desteği sunar. Premium sürüm, genişletilmiş destek, sınıflandırma seçenekleri ve SEO video materyali gibi ek destek sunar.

The SEO Framework

[caption id="attachment_714" align="alignnone" width="300"]📷 The SEO Framework[/caption]
Freemium paketi sunan diğer SEO eklentilerinin aksine, bu WordPress SEO eklentisi hizmetlerinin çoğunu ücretsiz olarak sunmaktadır. Yüklemenizi teşvik eden hiçbir reklam veya teklif yok. Otomatik olarak başlık, açıklama ve standart URL oluşturur ve tipik SEO işlevlerini yerine getirir. En iyisi, kullanımı kolaydır. Standart işlevler yeterli değilse, uzantıları aracılığıyla aşağıdaki genişletilmiş işlevleri sunarlar:
Gizli modda destek. AMP tamamlayıcısının entegrasyonu. Spam yorumları izleyin Web sitenizin SEO analizi SEO yerel ayarları.

SEO Squirrly

[caption id="attachment_715" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Squirrly[/caption]
Squirrly kullanımı kolaydır ve deneyiminiz SEO olmayanlar için tasarlanmıştır. Bağımsız bir SEO eklentisi olarak veya önceden yüklenmiş bir eklenti ile çalışabilir. Bu WordPress SEO eklentisi gerçek zamanlı olarak çalışır, bu nedenle içerik yazarken öneriler gösterilir. Değerli bilgiler edinmeden önce içeriğinizi Girişi bitirmek zorunda değilsiniz. Squirrly diğer eklentilerle uyumludur ve SEO ayarlarını değiştirmez. Eski eklentinizi Squirrly ile değiştirmeniz gerekiyorsa endişelenmenize gerek yok. Son olarak, web sitenizin performansı ve belirli anahtar kelimeleriniz hakkındaki tweetler hakkında haftalık bir rapor alacaksınız.

Broken Link Checker

[caption id="attachment_716" align="alignnone" width="300"]📷 Broken Link Checker[/caption]
SEO'nun yalnızca içerik ve anahtar kelimelerle ilgili olmadığını hepimiz biliyoruz. En iyi uygulamalar kullanıcı deneyimini içerir. Ancak, kırık bağlantılar ve kayıp görüntüler SEO performansının önemli dezavantajlarıdır. Google bunu web sitenizin kötü yönetildiğinin bir işareti olarak görebilir. Bozuk Bağlantı Denetleyicisi bu sorunu kısa sürede çözebilir. Bir listede bozuk ve kayıp bağlantıları toplayın. Bu listede düzenleme ve silme gibi eylemleri gerçekleştirebilirsiniz. Bir sorun bulunursa, e-posta ile bilgilendirileceksiniz.

W3 Total Cache

[caption id="attachment_717" align="alignnone" width="300"]📷 W3 Total Cache[/caption]
Web siteniz ne kadar hızlı yüklenirse, sıralama o kadar yüksek olur. Çoğu kullanıcı bunu görmezden gelir ve kullanıcılara yavaş web siteleri ve kötüye kullanım deneyimi sunar. W3 önbellek, web sitenizin toplam önbelleğini, CDN entegrasyonunu vb. İşler. Bu tür sorularla ilgilenir. Sonuç olarak, sunucuya ve veritabanına gönderilen veri miktarı azalır ve web sitenizin yükleme süresi hızlanır.

. Google XML Sitemaps

[caption id="attachment_718" align="alignnone" width="300"]📷 Google XML Sitemaps[/caption]
Bu WordPress SEO eklentisi web siteniz için otomatik olarak XML sitesi haritaları oluşturur ve güncellenir güncellenmez arama motorlarını bilgilendirir. Sadece sayfalarınızın yapısını geliştirerek WordPress sitenizi bulmayı kolaylaştırır. Google, bu eklentiyi çok sayıda multimedya içeriği ve dosyası olan büyük web siteleri ve birçok dahili bağlantıya sahip yeni web siteleri için önerir. Tüm web siteleri bu eklentiden yararlanır. Ayrıca, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi yavaşlatmaz.

SEO Optimized Image

[caption id="attachment_719" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Optimized Image[/caption]
Görüntüler içeriğinizi daha ilginç hale getirebilir ve ziyaretçi etkileşimini iyileştirebilir. Görsel açıklama Google Bunun için en önemli sınıflandırma faktörlerinden biridir. Bu WordPress SEO eklentisi mevcut ve son güncellenen tüm görüntüleri otomatik olarak günceller ve alternatif metin ve başlık etiketleri ekler. Veritabanında ek giriş oluşturulmaz, bu nedenle WordPress siteniz yavaşlamaz. Bu eklentiyi Smush Image Compression and Optimization ile Birlikte kullanırsanız, web siteniz daha da hızlı olacaktır

WPtouch Mobile Plugin

[caption id="attachment_720" align="alignnone" width="278"]📷 WPtouch Mobile Plugin[/caption]
İnsanlar İnternet'e farklı cihazlardan erişir. En popüler olanlardan biri cep telefonları. Bu nedenle, küçük ekranlardan erişirken web sitenizin kullanımının kolay olduğundan emin olmalısınız. WPtouch Mobil Eklentisi ile WordPress sitenize otomatik olarak basit ve zarif bir tema ekleyebilirsiniz. Yönetim alanı, kodda herhangi bir değişiklik yapmadan ayarları yapmanızı sağlar. Daha da önemlisi, Google bu eklentiyi önerir.
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2018.06.28 01:33 kriptodunyasi GlobalReit: Gayrimenkul yatırımına yönelik yenilikçi bir yaklaşım

Zenginliğin yaratılmasında dünyanın en büyük yatırımlarından biri emlaktır. Dünyanın en zengin adamlarının çoğu gayrimenkul yapıyor. Aslında, herhangi bir çelişkiye uğramadan, gayri menkul olmaksızın bir servet olmadığı söylenebilir. İstatistiki olarak gayrimenkul, dünya servetinin% 49'undan sorumludur.
Geleneksel gayrimenkulün çok fazla engeli var. Bu, düşük gelirli katılımcıların katılmasını engelleyen sermaye yoğunluğuna sahip doğasını içerir. Yabancı katılımda sınırlama. Yabancı gayrimenkul yatırımlarına dünya çapında yatırım yapma kapasitesine sahip olan yatırımcılar, yerel emlakçılarla ortaklık yapmadan, hesap verebilirlik, dürüstlük, şeffaflık ve güven eksikliği nedeniyle bunu yapamayacakları için sınırlıdırlar. ve diğer yapay olarak yaratılmış engeller.
Gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO'lar), yapay ya da gerçek olarak yaratılmış geleneksel bariyerleri kaldırmak için kasıtlı bir girişimdir. GYO'ları tanımlamak için, gelir getiren bir gayrimenkulün sahibi olan veya finanse eden ve kamuya açık ya da özel mülkiyete ait olan, bir güven, şirket ya da dernek olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayede yatırımcılar, dünyanın her yerinde bu platformun yönetiminde gayrimenkul satın alabilir ve elde ettikleri rantın% 90'ı olan gayrimenkul yatırımlarından elde edilen kar payını veya yönetim altındaki varlıkların satışını (AUM) paylaşabilirler.
Global Reit, gayrimenkul yatırımlarına yönelik yenilikçi bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, gayrimenkul yatırımına daha fazla katılımı teşvik etmektir, bu nedenle, gerçek yatırımla katılmak isteyen herkese, sınırlama olmaksızın bunu yapma fırsatı sunar.
Blockchain teknolojisine sahip bu füzyon, gayrimenkul yatırımına yatırım yapmak isteyen cryptocurrency sahiplerine, mevcut geleneksel GYO'ların küreselleşmesine ve dünyanın her yerinde yönetilen varlıkların yönetimini genişletme vizyonuna olanak tanıyacak.
Bu dönüm noktasına ulaşmak için, GYO, sınırları aşan ve dünyanın her yerinde olabilen yıkıcı blockchain teknolojisiyle desteklenmektedir. Blockchain platformu, her ay geleneksel GYO'lar altında zor olan her token sahibine (yatırımcılara) temettü ödenmesine izin verecektir.
Başka bir deyişle, Global GYO'lar gayrimenkul yatırımını yapmak isteyen kripto paralı olanlara izin veren bir yeniliktir. Bu yenilik, yatırımcıların kripto-para birimi sahiplerine okunabilirliğini arttırmaktır. Global GYO, küresel tedariklerin vizyonunu sunma gücüne sahip olan blockchain teknolojisiyle güçlendirilmiştir.
Küresel GYO'daki yatırımcılar jeton sahipleri olarak adlandırılıyor. Yatırımcılar, ETuruem veya bitcoin'de aylık temettü beklentisiyle GYO yönetimine varlık sağlamak için kullanılmak üzere ethuruem veya bitcoin ile yatırım yaparlar.
Global GYO, Dubai BAE'de, Haziran 2018'e kadar 75 milyon dolar değerinde bir otel varlığına sahip gayrimenkul yatırımını ve satın alımını başlatacak. Ağustos ayında, 225 milyon değerinde bir başka konut varlığını ve aynı yılın Ekim ayına kadar, yönetim altındaki üçüncü varlığın alışveriş Merkezi. Birleşik Krallık'taki bir otel varlıkları, Aralık 2018'e kadar elde edilecek olan dördüncü varlığın yıl sonuna kadar iyi bir notla sona erecek. Öte yandan, Temmuz 2018'e kadar yatırımcılara ilk temettü ödenecektir.
Gelecekte, depolar, hastaneler, başka bir sınıfın diğerleri gibi pek çok gelir getiren varlık satın alınacaktır. Küresel ekonomik durumu göz önünde bulundurarak, riskleri azaltmak için diğer varlıklar dünyanın farklı yerlerinde satın alınacaktır.
Şeffaflık ve küresel tedariklerin sorunsuz çalışması için bir yönetim yapısı mevcuttur. Bu yapı, hesapları ve hukuki konuları ele alan ünlü bir denetim firması ve hukuk bürosundan oluşmaktadır. Teknik, güvenlik ve işlemler konusunda tarafsız kararlar alabilmek için farklı komiteler.
Özetle, yeni şafak modern emlak yatırımına geldi. Blockchain teknolojisi ile kripto-para birimi ile bir platform yardımı ile, 21. yüzyıl insanı, güvenilir ve antik servet inşa alanı-emlak içinde servet inşa etmek için çok şanslı.
Website: https://www.globalreit.io/ Whitepaper: https://www.globalreit.io/front/whitepapeGlobal-REIT.pdf Announcement: https://bitcointalk.org/index.php?topic=3341986 Telegram: https://t.me/GlobalReit
submitted by kriptodunyasi to u/kriptodunyasi [link] [comments]


2018.02.12 16:40 ck1903 Teminatsız Kredilerde Yüksek Güven — FINTRUX

Günümüzde kredi kullanmayan insan sayısı yok denecek kadar az diyebiliriz. En basitinden gündelik alışverişler veya teknolojik ürünler için kredi kartı kullanılıyor. Daha kapsamlı manada ise konut ve araç kredileri, ihtiyaç kredileri karşımıza çıkıyor. Bu kredi tipleri çeşitli şekillerde olabileceği gibi her insana verilen ve istenen miktar farklılık gösterebiliyor. Bu noktada, güvencesiz kredi, herhangi bir varlık tarafından korunmayan veya güvence altına alınmayan bir kredidir. Bu durumda borç verenin tarafın aldığı fazla risk oranıyla beraber talep edeceği fazla faiz oranı normal karşılanıyor. Yani, risk ne kadar fazla olursa geri ödeme de bir o kadar yüksek oluyor.
Bu konuya kripto sektörünü de kullanarak el atmış olan FINTRUX’u inceleyeceğiz.
FintruX, finansman için çevrimiçi pazara ve otomatik yönetim platformuna dayanan dünyanın ilk büyük barkoderi. Her sözleşmeyi gerçek zamanlı olarak özelleştirebilmelerini ve üretmelerini sağlayarak borçluları ve yatırımcıları birbirlerine bağlar.
FintruX Network, borçluları, borç veren kuruluşları ve uzmanlaşmış servis acentelerini birbirine bağlayan ve her gerçek zamanlı borçlu sözleşmesini yapılandırıp düzenlenmelerini sağlayan dünyanın ilk blok zinciri tabanlı çevrimiçi pazar ve otomatik yönetim platformlarından biridir. Teknolojileri, sermayenin küresel arz ve talebini verimli bir şekilde bağlamak ve işlemek için bu yenilikçi pazar ve yönetim modelini desteklemektedir.
Platformumuz ayrıca fiziksel altyapı ihtiyacını ortadan kaldırır. Kolaylık, toplam otomasyon getirir, verimliliği artırır, manuel süreçleri azaltır, genel borçlanma ve borç verme deneyimini geliştirir.
Kredi değerliliğini artırmak için basamaklı kredi geliştirme seviyeleri kullanırız. Kredinin geliştirilmesi yoluyla, borç verenin yükümlülüğü yerine getireceğine dair güvence sağlanır. FintruX Network, her bir kredinin %10'unu ek teminat için saklar. Bu, borç verenler için birincil güvenlik seviyesi olarak hizmet eder.
Sistemi 4 seviye olarak düşünebiliriz.
1.Seviye-Fazla Teminatlandırma: Kredi verenler, fonların aşırı teminatlandırılmış kısmını, çapraz teminatlandırma havuzunda sigorta olarak saklamak üzere FTX Token’e dönüştürürler. 2.Seviye-Çapraz Teminat: Yerel borç verenler, garantör olarak davranmak için farklı teşviklerle yerel kredilerin bir listesini seçebilir. Bir kez taahhüt edilince, ödenmemiş suç veya temerrüde düşen herhangi bir kişi bu garantör tarafından karşılanacaktır. 3.Seviye-Üçüncü Taraf Garantörleri: Tüm FTX tokenlerinin %5'i, garantörlerin vaatlerini yerine getirmedikleri zaman beklenmedik kayıpları karşılamak üzere mahsup edilmiştir. Bu sistem için nihai bir korumadır. 4.Seviye-FintruX Teminatsızlık Rezervi: Borçlu olan taraf bir kaç saat içerisinde finanse edilir, taksitleri bir kaç dakika içinde ödenir.
Sistem hakkında temel bir bilgi sahibi olduğumuzu düşünüyorum. Bunun yanı sıra sektörün sahip olduğu problemlerden de bahsetmek gerekir.
Finansmanın çoğu broker ve diğer aracılar gibi üçüncü taraflardan gelir. Bu, sürecin maliyeti, zamanı ve karmaşıklığına katkıda bulunur. Dahası, yönetim süreci genellikle emek yoğun bir süreçtir. Çoğu Finansman sözleşmesi zor ve özel talimatlar içerir; satın almalar, yeniden finansmanlar, ön ödemeler, son işlemler vb. gibi özel talimatlar çoğunlukla elektronik tablolarda manuel olarak yapılır.
Yatırımcılar tarafından kullanılan sistemlerin çoğu tamamen otomatik değildir, kayıtlar değiştirilebilir, sansürlenebilir ve ülkenin ikamet eden vatandaşlarının eylemlerine tabidir.
Finansman Endüstrisi, yeni ürün taleplerini karşılamak için yeni teknolojileri henüz benimsemiyor veya uygulamıyor; veri gizliliği, artan rekabeti ve tüketim davranışlarındaki bu yöndeki değişiklikleri artıran konulardaki endişeleri artırıyor.
Riskleri, primleri ve talepleri yöneten finansman süreçleri genellikle birden fazla taraf arasında önemli veri değişimi içerir. Şu anda taraflar kendi verilerini bir kopyasını tutacak ve ayrı ayrı işleyecektir. Bu, paylaşılan bir süreci senkronize etmek ve ortak çalışmayı zorlaştırıyor.
Aracıları atlamak isteyen çevrimiçi finans portalları, yukarıdaki sorunları gidermekte başarısız olmuştur.
Proje hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilmeniz için:
Web: https://www.fintrux.com Whitepaper: https://www.fintrux.com/home/doc/whitepaper.pdf Twitter: https://twitter.com/fintrux Facebook: https://www.facebook.com/FintruX/ Medium: https://medium.com/@FintruX Telegram: https://t.me/FintruX ANN: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2286042 My Bitcointalk Profile: https://bitcointalk.org/index.php?action=profile;u=1573632
submitted by ck1903 to u/ck1903 [link] [comments]


2018.01.13 18:58 ck1903 LYDIAN ICO!

Kripto dünyasının günden güne gelişmesi ve artık neredeyse herkes tarafından bilinmesine karşılık, teknolojik gelişmeler de bu yönde hızlanmaya başladı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde birçok yerli organizasyon alacakları hizmetleri, bilgi teknolojileri hizmet modeliyle satın alacaktır. Ancak bulut hizmetleri bilgi teknolojileri pazarının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Anketlerin gösterdiği gibi, dünya çapında yaygın kullanımı için önündeki en büyük engellerden biri, bilgi güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili sorunlardır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki büyük şirket yöneticileri, bulut hizmetlerinin yetersiz bir güvenliğe sahip olduğunu düşünüyorlar.
Bulut çözümlerinin temeli basitleştirme kavramıdır. Standart sürümde, yazılım, kritik ayarların temel sayısını destekler ve böylece TCO’daki düşüşü etkiler. Bulutta, “bulutluluk” un avantajlarını koruyarak yapabilir ve geliştirebilirsiniz. Bununla birlikte, çoğu durumda bu önerilen standart yaklaşım değildir. Vakaların neredeyse tamamında bulut çözümü, beklenen sonuca varır, sorunları ortadan kaldırır ve müşterinin almayı beklemediği pek çok avantaj getirir. Ancak çoğu zaman müşterilerin elle oluşturulan kendi gelişmelerine güvenirler. (Eğer ki bulut çözümünün, ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağı konusunda şüphe varsa)
Bulut bilişim fikrinin temelini, temel iş için bilgi teknolojileri araçlarını çalıştırma ihtiyacı ile ilişkili olmayan temel maliyetleri organizasyondan çıkarma ve bu araçların ihtiyaç duyulması durumunda kolay ve hızlı bir şekilde kullanma kabiliyetidir . Finans alanındaki finansal yönetim uzmanlarının ve bunların çalışma, bilgi sistemleri, uygulamaları ve hizmetleri için gerekli olmasını, bilgi teknolojisi alanındaki profesyonellerle ilgilenmelidir.
BULUT HİZMETLERİ
Bulut hizmetlerinin daha geniş kullanımı için bunların dışında çok başka engeller de bulunmaktadır. Bulut hizmetinin uygunsuz çalışması için sağlayıcıya yani katılımcıların %49'u olarak nitelendirilen kısım, SLA sözleşmelerinin formüle edilmesine ve ilgili sözleşmeleri imzalamadaki zorluğuna (%36), yabancı veri merkezlerine sınır ötesi veri aktarımı için yeterli finansal sorumluluktan yoksunluk (%35), yüksek servis maliyeti (%31), bulutta (%28) korunması zor olan uygulama sistemleri özelleştirme derecesi, bulut tabanlı çözümlerden buluta geçiş imkânı bulunmaması ve önceki lisans yatırımlarını (% 25) ülkemizdeki bulut hizmetlerinin başarılı kullanımı örnekleri (%24) ve bulut ve yerleşik çözümlerin (%20) entegrasyonunun karmaşıklığı eksiktir.
Why Blockchain Needs LydianCoin ICO?
Yapılan pazar araştırmalarına dayanarak, ortalama ICO, token satışı için dijital pazarlamada yüz bin ile beş yüz bin dolar arasında harcanmıştır. Her bir ICO yayıncısı, aşırı fiyatlı reklam ağlarını kullanmak veya kripto ile ilgili web sitelerinde doğrudan yer belirleme gibi, arkaik reklamcılık yöntemlerini kullanmış gibi görünüyordu. 2017'de ICO’lar 2 milyar doları aştı ve yılın geri kalanında düzinelerce plan gerçekleştirildi. Bir şirket satışlarını tamamladıktan sonra, ürünün oluşturulduğu sırada reklam vermeye ve müşterileri bulmaya devam etmeleri gerekecekti. Bu, orijinal dijital pazarlamanın, token satışının harcamalarından daha yüksek bir müşteri edinme maliyetinde olacaktır. İşte tam bu noktada LydianCoin devreye giriyor.
Gravity4 tarafından ölçeklendirilen ve gelecekteki ürünlerine erişim olanağı sağlayan blok gövdeli topluluğa gelişmiş dijital pazarlama hizmetleri sunmak için sonuçta tek araç kullanılacaktır. LydianCoin’in, firmalara eski yöntemlerle hedefleme yöntemleri kullanarak fiat kanallarını kullanma konusundaki şu anki statükoya karşılık, şirketlerin token satışlarını ve ürünlerini pazarlama imkânı sağlayan ilk araç fikri olması bekleniyor.
Gravity4 Kurumsal Ailesi, dünyanın 19 ülkesindeki ofislerinde yaklaşık 400 çalışanı istihdam etmektedir. Gravity4, kira arayan aracıları kaldırmaya ve müşterilerin yaygın reklam dolandırıcılığından kaçmasına ve reklam engellemeyi azaltmasına olanak tanıyan teknolojik verimlilik yaratmaya odaklanmaktadır. Temmuz 2014'teki kuruluşundan bu yana, Gravity4, küresel büyümesini artırmak için çok sayıda satın almış ve dijital pazarlama ekosistemini bozmak için küresel ayak izi ve A.I. temelli çözümleri kullanmayı hedeflemektedir.
TOKEN DAĞITIMI
Aşağıda belirtildiği üzere, bu teklifte alıcılara 20.000.000 Lydian tokenleri satılacak. Satın alanlar 1.000 Lydian tokenlerinin bir kullanıcı hesabı oluşturması gerektiğini bilmelidir. Sunulan bazı ürün ve hizmetler aracılığıyla veya Gravity4 Kurumsal Ailesi tarafından bir kullanıcı hesabı olmadan Lydian tokenleri karşılığında kullanılabilir. Satın alım başına 7 Lydian tokeninin minimum bir satın alma miktarı vardır.
Lydia, Gravity4 Pazarlama Bulutu’na erişim sağlıyor G4 Marketing Cloud, müşteri deneyimlerinizi harmanlayan benzersiz bir pazarlama teknolojisi yığınıdır; pazarlamacılar, dağıtım kanalı ne olursa olsun, bir müşteriyi tüm satın alma yolculuğunda ve tüm dokunma noktalarında hedefleme imkanı verir. MonaLisa, tescilli A.I. teknolojisi, birden fazla kanaldan veri toplar ve hedef tüketici kitlelerini oluşturmak için Gravity4'ün Pazarlama Bulutu’nu kullanır. Platformun akışkan, sabit veri girişi, bağlantı kümeleri oluşturmak için korelasyon değişkenleri kullanarak semantik bir grafikte sıralanır.
Lydian’ın etkili pazarlamaya yaklaşımı Token satışı aşağıdakileri içerir: Sosyal ağlar, arama, blok zincirleri, niş içerik, yerel tedarik, mobil ve video üzerindeki kitleleri hedefleyen, birden çok programlı platform ve cihazda bulunan özel kitle kampanyaları.
Gravity4'ün Pazarlama Bulutu, Fortune 1000 şirketlerine ve dünya çapındaki lüks markalara zaten hizmet vermeye devam etmesine rağmen, Lydian artmakta olan kriptokrasitesine ve blok alan yenilik alanına odaklanmayı düşünüyor. Özellikle, Lydian markanın pazarlama ihtiyaçlarının aşamalarında özel hizmetler sunacak: - Akran Değerlendirmesi - Simge Planlama - Simge Yürütme - Ürünün Kabul Edilmesi
Her gün yeni bir gelişmenin ortaya çıktığı/araştırıldığı kripto dünyasından ilgi çekici, enteresan bir projeyi dilim döndüğünce sizlerle paylaştım. Lydia hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için incelemenizi tavsiye ettiğim resmi hesaplar:
Website : https://lydian.io/
Whitepaper : https://assets.lydian.io//docs/Lydian-WhitePaper-Draft-EN-20171010.pdf
Facebook : https://www.facebook.com/LydianCoin/
Twitter : https://twitter.com/lydiancoinltd
Telegram : https://t.me/LydianCoins
submitted by ck1903 to u/ck1903 [link] [comments]


İngiltere'de Tarımsal İşletme Yönetimi Programı YEREL YÖNETİMLER - Ünite 2 Konu Anlatımı 1 ArcGIS 10 4 Turkce Kurulum / İnstall Arcgis in the turkish language Yerel Yönetimler - İş Olanakları MY TK AARHUS TALL SHIP RACE 2013 WITH KJÆRE BIRTHE KJÆR Yerel Yönetimler - 4. Sınıf Sosyal Bilgiler YEREL YÖNETİMLER - Ünite 1 Konu Anlatımı 1 - YouTube YEREL YÖNETİMLER - Ünite 8 Konu Anlatımı 1 İnsanlar, Yerler ve Çevreler, Yaşadığımız Yer - İlköğretim 4. Sınıf Sosyal Bilgiler YEREL YÖNETİMLER - Ünite 6 Konu Anlatımı 1

Yerel öz-yönetim modelleri, türleri ve ilkeleri

  1. İngiltere'de Tarımsal İşletme Yönetimi Programı
  2. YEREL YÖNETİMLER - Ünite 2 Konu Anlatımı 1
  3. ArcGIS 10 4 Turkce Kurulum / İnstall Arcgis in the turkish language
  4. Yerel Yönetimler - İş Olanakları
  5. MY TK AARHUS TALL SHIP RACE 2013 WITH KJÆRE BIRTHE KJÆR
  6. Yerel Yönetimler - 4. Sınıf Sosyal Bilgiler
  7. YEREL YÖNETİMLER - Ünite 1 Konu Anlatımı 1 - YouTube
  8. YEREL YÖNETİMLER - Ünite 8 Konu Anlatımı 1
  9. İnsanlar, Yerler ve Çevreler, Yaşadığımız Yer - İlköğretim 4. Sınıf Sosyal Bilgiler
  10. YEREL YÖNETİMLER - Ünite 6 Konu Anlatımı 1

ArcGIS teknolojisi aşağıdaki anahtar bölümleri içerir: ... ilişkisel veritabanı yönetim sistemi (İVTYS) içerisinde yönetilebilmesini de ArcSDE ... küresel ve yerel dış etkenler ... Sanal bir işletme işletecek ve iki yıllık yönetim deneyimine eşdeğer bir deneyim kazanacaksınız. Yurtdışında eğitim alarak bir yıl geçiriyorsanız, bu kullanılamaz. Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerklik Şartının ilkelerini sıralayabileceksiniz. Yerindenlik ilkesini tanımlayabileceksiniz. Bölgeler Komitesinin görevlerini ifade edebileceksiniz ... 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi 3.Ünite - İnsanlar, Yerler Ve Çevreler Ünite Özeti Canlı Anlatım - Duration: 33:45. AKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR 24,370 views YEREL YÖNETİMLER - Ünite 1 Konu Anlatımı 1 - Duration: 10:36. Açıköğretim Sistemi - Anadolu Üniversitesi 19,534 views. 10:36. İlköğretim 4. Aarhus Kommune eller Århus Kommune [2] er en kommune i Østjylland, som omfatter Aarhus by og en række større og mindre omkringliggende satellitbyer. Aarhus Kommune er indbyggermæssigt landets ... YEREL YÖNETİMLER - Ünite 1 Konu Anlatımı 1 - Duration: 10:36. Açıköğretim Sistemi - Anadolu Üniversitesi 19,534 views. 10:36. 32) İdare Hukuku - I - Esra ÖZKAN KARAOĞLU (2018) - ... Kamu personel yönetimi kavramını tanımlayabileceksiniz. Avrupa Birliği ülkelerindeki yerel yönetim personeli uygulamalarını açıklayabileceksiniz. Türkiye’de yerel yönetim personeli ... Yerel Yönetimler - İş Olanakları Yerelleşmenin dar ve geniş anlamlarıyla, türlerini açıklayabileceksiniz. Metropol kent anlamını , örneklerini ve sorunlarını tanımlayabileceksiniz. Günümu...